Genel Kültür

Deprem Nedir? Önceden Bilinebilir mi?

Yeryüzünün iki bloğu aniden birbirinin yanından geçerken veya birbirine sürtünürken bu kuvvetin etkisiyle oluşan kırılmalar sonucunda meydana gelen titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak kendi güzergahlarını ve yer yüzeyini sarsma olayına deprem denir. Kaydıkları bu yüzeye veya oluşturdukları kırık doğrultusuna fay veya fay düzlemi denir. Depremin başladığı yer yüzeyinin altındaki konuma hipo merkez, dünya yüzeyindeki doğrultusuna ise depremin merkez üssü denir. Peki, deprem neden olur? İşte, deprem oluşumu hakkında akademik bilgiler... 

Deprem nedir?

Yeryüzünün iki bloğu aniden birbirinin yanından geçerken veya birbirine sürtünürken bu kuvvetin etkisiyle oluşan kırılmalar sonucunda meydana gelen titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak kendi güzergahlarını ve yer yüzeyini sarsma olayına deprem denir. Kaydıkları bu yüzeye veya oluşturdukları kırık doğrultusuna fay veya fay düzlemi denir. Depremin başladığı yer yüzeyinin altındaki konuma hipo merkez, dünya yüzeyindeki doğrultusuna ise depremin merkez üssü denir. 

Bazen bir depremin ön sarsıntıları (öncül) olur. Bunlar, sonraki büyük depremle aynı yerde meydana gelen daha küçük depremlerdir. Bilim adamları, daha büyük bir deprem gerçekleşene kadar bir depremin bir ön sarsıntı olduğunu kesin bir ifadeyle söyleyemezler. Bu öncüllerin ardından gelen büyük ana deprem her zaman artçı sarsıntılara da neden olur. Bunlar ana şokla aynı yerde meydana gelen daha küçük depremlerdir. Ana şokun boyutuna bağlı olarak artçı şoklar, ana şoktan haftalar, aylar ve hatta yıllar sonra bile devam edebilir!

Deprem nedir? Depremlere ne sebep olur ve nerede olurlar?

Dünyanın dört ana katı vardır: iç çekirdek, dış çekirdek, manto ve kabuk. Mantonun kabuğu ve üst kısmı gezegenimizin yüzeyinde ince bir deri oluşturur. Ancak bahsi geçen bu deri tek parça değil, dünyanın yüzeyini kaplayan bir yapboz gibi birçok parçadan oluşmaktadır. Sadece bu da değil, bu yapboz parçaları yavaşça hareket eder, birbirinin yanından kayar ve birbirine çarparlar.  Bu puzzle parçalarına tektonik plakalar, plakaların kenarlarına ise plaka sınırları denir. Levha sınırları birçok faydan oluşur ve dünyadaki depremlerin çoğu bu faylar üzerinde meydana gelir. Plakaların kenarları pürüzlü olduğundan, plakanın geri kalanı hareket etmeye devam ederken sıkışırlar. Son olarak, levha yeterince uzağa hareket ettiğinde, faylardan birinde kenarlar kırılır ve bir deprem olur.

Tektonik plakalar, Dünya’nın kabuğunu her zaman yavaş hareket eden farklı “plakalara” bölerler. Depremler genelde bu levha sınırları boyunca yoğunlaşmıştır.

Deprem nedir? Deprem olduğunda yer neden sallanıyor?

Yukarıda bahsettiğimiz levhaların kenarları birbirine yapışırken ve bloğun geri kalanı hareket ederken, normalde blokların birbirini geçmesine yarayan enerji depolanmaktadır. Hareket eden blokların kuvveti sonucunda plakanın pürüzlü kenarları bu kuvvete direnemez hale gelir ve depolanan potansiyel enerji serbest bırakılır. Enerji, havuzdaki dalgacıklar gibi sismik dalgalar şeklinde her yönden faydan dışarıya doğru yayılır. Sismik dalgalar, yeryüzüne ulaştığında (ve ulaşana kadar), evlerimizi, bizi, yeri ve üzerindeki her şeyi de sallarlar!

Deprem nedir? Depremler nasıl kaydedilir?

Depremleri ölçmeye yarayan Sismograf adı verilen bir cihazdır ve bu cihazların yaptıkları kayda sismogram denir. Sismografın zemine sağlam bir şekilde oturan bir tabanı vardır. Bir deprem zeminin sarsılmasına neden olduğunda sismografın tabanı da sallanır, ancak asılı ağırlık sallanmaz. Bunun yerine sarktığı yay veya ip tüm hareketi emer. Sismografın titreyen kısmı ile hareketsiz kısım arasındaki konum farkı kaydedilen şeydir ve sarsıntının şiddetini de bu belirler.

İlginizi Çekebilir
Evlenirken Neden Yüzük Takıyoruz?

Bilim adamları depremlerin boyutunu nasıl ölçüyor?

Deprem nedir? Bir depremin boyutu, kırılmanın boyutuna ve faydaki kayma miktarına bağlıdır, ancak bu, bilim adamlarının bir ölçüm bandı ile basitçe ölçebilecekleri bir şey değildir. Çünkü faylar, dünya yüzeyinin birkaç kilometre derinliğinde bulunmaktadır. Peki ama depremi nasıl ölçüyorlar? Bilim insanları, depremin ne kadar büyük olduğunu belirlemek için yer yüzeyindeki sismograflar üzerinde tutulan sismogram kayıtlarını kullanırlar. Sismogram kayıtlarında çok fazla kıpırdamayan kısa kıvrımlı bir çizgi, küçük bir deprem anlamına gelirken daha çok yükseğe ve aşağı hareket eden bir dalga bize depremin daha büyük şiddette olduğunu ifade eder. Titreşimin uzunluğu fayın boyutuna, hareketin boyutu da kayma miktarına bağlıdır.

Deprem sonucunda oluşan sarsıntının boyutuna depremin büyüklüğü denir. İrili ufaklı her deprem için bir büyüklük tanımı vardır. Bilim adamları ayrıca bir depremden bahsederken depremin yoğunluğundan da bahseder ki bu, deprem sırasında nerede olduğunuza bağlı olarak değişir.

Bir depremin boyutunu ölçmenin başka bir yolu da ne kadar enerji açığa çıkardığını hesaplamaktır. Bir depremin yaydığı enerji miktarı, insan yapımı yapılara verilen hasar potansiyelinin bir ölçüsüdür. Bir deprem birçok frekansta enerji açığa çıkarır ve doğru bir değer hesaplamak için tüm sarsıntı frekanslarını bu hesaplamaya dahil etmeniz gerekir.

P dalgası ve S dalgası etiketli bir sismik dalga örneği.

Bilim adamları depremin nerede olduğunu nasıl anlayabilirler?

Deprem nedir? Sismograflar, depremlerin yerini belirlemek ve P ve S dalgalarını görebilmek için de kullanışlıdır. P Dalgaları deprem anında hissettiğimiz yatay titreşimlerdir. S dalgaları ise sanki altımızdan biri vuruyormuş gibi hissettiğimiz dikey titreşimlerdir. P dalgaları S dalgalarından daha hızlıdır ve bu gerçek, depremin nerede olduğunu söyleyebilmemizi sağlar. Bunun nasıl olduğunu anlamak için P ve S dalgalarını şimşek ve gök gürültüsü ile örnekleyelim. Işık sesten daha hızlı hareket eder, bu yüzden bir fırtına sırasında önce şimşeği görüp daha sonra gök gürültüsünü duyuyoruz. Yıldırımın yakınındaysanız, yıldırımdan hemen sonra gök gürültüsü patlayacaktır, ancak yıldırımdan uzaktaysanız, gök gürültüsünü duymadan önce birkaç saniye sayabilirsiniz. Fırtınadan ne kadar uzaklaşırsanız, şimşek ve gök gürültüsü arasındaki zaman farkı da o kadar artacaktır.

P dalgaları şimşek gibidir ve S dalgaları ise gök gürültüsü gibidir. P dalgaları daha hızlı hareket eder ve ilk bulunduğunuz yeri sallar. Ardından S dalgaları da yeri takip eder ve sallar. Depremin merkezine yakın bir konumdaysanız P ve S dalgası birbiri ardına gelecek, ancak uzaktaysanız ikisi arasında daha fazla zaman farkı olacaktır.

P Dalgaları dönüşümlü olarak kabuk malzemesini yayıldıkları yöne paralel olarak sıkıştırır ve gerer. S Dalgaları, kabuksal malzemenin hareket ettikleri yöne dik olarak ileri geri hareket etmesine neden olur.

Bir sismografta kaydedilen bir sismogramdaki P ve S dalgası arasındaki süreye bakarak bilim adamları, depremin o konumdan ne kadar uzakta olduğunu anlayabilirler. Ancak depremin ne yönde olduğunu sismograftan söyleyemezler, sadece ne kadar uzakta olduğunu söyleyebilirler. Çemberin yarıçapının depreme olan mesafeyi belirlediği istasyonun etrafına bir harita üzerinde bir daire çizerlerse, depremin dairenin herhangi bir yerinde olduğunu bilebilirler. Ama nerede?

İlginizi Çekebilir
M Harfi ile Başlayan Meyve Sebze ve Bitkiler

İşte bunu bulabilmek için bilim adamları daha sonra üçgenleme adı verilen bir yöntem kullanırlar. Üçgenin üç kenarı olduğu için nirengi denir ve bir depremin tam yerini bulmak için üç sismograf gerekir. Bir harita üzerinde, üç farklı sismografın etrafına, her birinin yarıçapının o istasyondan depreme olan mesafeyi ifade ettiği bir daire çizerseniz, bu üç dairenin kesişme noktası  deprem merkez üssüdür!

Bilim adamları depremleri önceden tahmin edebilir mi?

Deprem nedir? Bu konuda cevap aslında çok kısa: Hayır! Aksi yönde birçok şehir efsanesi olsa da onları önceden tahmin etmeleri ileride de pek olası değil aslında. Bilim adamları depremleri tahmin etmenin birçok farklı yolunu denediler, ancak hiçbiri tam olarak başarılı olamadı. Bilim adamları, herhangi bir fay hattında gelecekte başka bir deprem olacağını hatta olası büyüklüğünü biliyorlar, ancak bunun ne zaman olacağını bilmelerinin maalesef bir yolu yok.

Deprem havası diye bir şey var mı? Bazı hayvanlar veya insanlar bir depremin olmak üzere olduğunu söyleyebilir mi?

Bilimsel olarak bunun yanıtı “Hayır!” olsa da bunlar henüz kesin cevapları olmayan iki soru. Hava durumu deprem oluşumunu etkiliyorsa veya bazı hayvanlar veya insanlar bir depremin ne zaman geldiğini anlayabiliyorsa bile, henüz nasıl olduğunu bilimsel olarak ifade edemiyoruz.

Depremler neden her zaman aynı oranda hissedilmiyor?

Bir depremin nasıl hissedildiği, sizin nerede olduğunuza, depremin nerede olduğuna ve depremin ne kadar büyük olduğuna bağlıdır:

  • Yakındaki büyük bir deprem, ani bir büyük sarsıntı gibi hissedilir ve ardından, birkaç saniye veya nadiren de olsa birkaç dakikaya kadar sürebilen daha güçlü bir sarsıntı olarak devam eder. Bu durumda şiddetli bir sarsılma hissedecek ve ayağa kalkmakta zorlanacaksınız.
  • Uzaktaki büyük bir deprem, hafif bir tümsekten geçer gibi hissedilir ve ardından birkaç saniye sonra keskin bir sarsıntı gibi hissettiren daha güçlü yuvarlanma sarsıntıları olur.
  • Yakındaki küçük bir deprem, küçük ve keskin bir sarsıntı gibi hissedilir ve ardından hızla geçen birkaç güçlü keskin sarsıntı daha olur.
  • Uzaktaki küçük bir deprem muhtemelen hiç hissedilmeyecektir, ancak hareketsiz halde oturuyor iseniz hafif bir sarsıntı olacaktır.

Sismik dalgaların size gelirken içinden geçtiği kabuk malzemesi türü ve hemen altınızda bulunan sığ kabuk yapısının türü de hissettiğiniz titremeyi etkileyecektir. Yumuşak kalın çökeltiler titremeyi arttıracak ve sert kayaçlarda bu durum olmayacaktır. Enerji etrafta pik yapar ve bulunduğunuz yere odaklanırsa, bu da titremeyi arttıracaktır. Birkaç saniyeden uzun süren düşük seviyeli titreşimler bir depremin göstergesi değil, daha çok insan yapımı bir çevresel kaynaktır ve buna daha çok “yer sarsıntısı” denir. Depremi nasıl ve ne kadar hissedeceğinizin en önemli belirleyicilerinden biri de şüphesiz oturduğunuz evin sarsıntıyı emme oranıdır. Sağlam bir ev her zaman “depremi en az hissettiren” ev olmadığı gibi deprem sarsıntılarını az hissettiren bir ev de her zaman “sağlam” sayılamaz. Çünkü burada asıl önemli olan evinizin darbeyi absorbe edip yıkıma ve can kaybına sebep olmayacak bir teknolojiyle yapılmasıdır ki gelişmiş bir çok ülkede evler sarsılsa da yıkılmaz ve 8 üstü şiddetlere bile dayanabilirler.

İlginizi Çekebilir
Pubg Mobile En Çok İşaret Fişeği Çıkan Yerler

Deprem nedir? Depreme Nasıl Hazırlanmalı

Depremin ne zaman ve nerede olacağını kimse tahmin edemez, ancak kendinizi ve ailenizi bir depremin vurucu etkisini yaşamadan önce alınacak basit önlemlerle depreme hazırlayabilirsiniz. Türkiye gibi Deprem kuşandığında yer alan bir ülkede yaşıyorsanız yarına bırakmadan bir depreme hazırlık planı yapmalı ve makalemizdeki tedbirleri eksiksiz olarak uygulamalısınız.

Bir depremden önce:

  • Evcil hayvanlar da dahil olmak üzere siz ve sevdikleriniz için bir deprem güvenlik planı oluşturun.
  • Evinizin her odasında güvenli yerler belirleyin.
  • Bölgenizdeki deprem riskinizi ve güvende kalmak için ne yapmanız gerektiğini bilin.
  • Evinizin her bir üyesiyle Eğilme, Korunma ve Bekleme pratiği yapın. (Bu konuya ileride detaylı olarak değineceğiz)
  • Deprem güvenlik çantası yapın veya satın alın.
  • Evinizin depreme karşı güçlendirmeye ihtiyacı olup olmadığını öğrenin ve gereken güçlendirmeleri yapın,
  • Evinizdeki olası deprem tehlikelerini belirleyin ve düzeltin.

Kişisel Deprem Hazırlık İpuçları:

Depreme hazırlanmak aslında hiç de karmaşık bir şey değildir. Kendiniz ve aileniz için bir güvenlik planı oluşturmak birkaç saat ayırmanızı gerektiren basit bir iştir. Bunun için makalemizdeki basit ama etkin yönergeleri dikkatle uygulayın:

Bir Deprem Kiti alın veya evde kendiniz hazırlayın. Bu çantada su, el feneri, bisküvi tarzı yiyecekler, ilkyardım çantası, battaniye gibi şeyler olsun.

  • Deprem Planı Yapın: Acil bir durumda siz ve aileniz için etkili bir şekilde plan yapın. Deprem anında nerede toplanacağınızı, birbirinizle nasıl iletişim kuracağınızı önceden belirleyin.
  • Eğilme, Korunma ve Bekleme hareketlerini deprem olmadan adeta bir spor egzersizi gibi ara ara yaparak gerçek bir sarsıntıda hayatta kalın.
  • Evinizle ilgilenin. Evet oturdunuz evin temelini yeniden kazamaz kolonlarını yeniden çakamazsınız elbette ama en azından basit onarımlarını yapın, risk oluşturan hareketli eşyaları sabitleyin, olası cam kırığı yaralanmalarını önlemek için gereken tedbirleri alın.

Eğilme, Korunma ve Bekleme Pratiği Yapın

  • Eğilme: Deprem olduğunda nerede olursanız olun, ellerinizin ve dizlerinizin üzerine kendinizi bırakın. Bu pozisyon, sizi yere serilmekten kurtarır ve sığınağa (ya da önceden belirlediğiniz güvenli alanlara) sürünmenizi sağlar.
  • Korunma : Tek kolunuz ve elinizle başınızı ve boynunuzu örtün. Yakınlarda bir masa veya altına girdiğinizde sizi koruyabilecek bir eşya varsa, sığınmak için altına doğru sürünün.
  • Bekleme: Masa gibi bir sığınağın altındaysanız, bir elinizle bu eşyayı tutun. Barınak yoksa başınıza ve boynunuza her iki kolunuz ve elinizle tutunun. Tüm sarsıntı bitene kadar veya tamamen temiz bir sinyal verilene kadar hareket etmeyin.
  • Yatakta iseniz başınızı ve boynunuzu yastıklarla örtün.

Deprem Sonrası

Deprem bittiğinde ve etrafta dolaşmak güvenli olduğunda, herkesin güvende olduğundan ve yaralanmadığından emin olmak için kontrol edin. Herhangi bir yaralanma durumunda ilk yardıma başlayın ve / veya acil tıbbi yardım alın. Asansöre binmeyin, bunun yerine merdiven kullanın.

Deprem sonrasında normal olan artçı sarsıntılara hazır olun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu